Amadeo Preziosi

Amadeo Preziosi, 2 Aralık 1816 yılında Malta’nın başkenti Valletta’da dünyaya gelir, çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehirde geçirir. Ailesi Malta’yı Doğu Akdeniz’deki korsanlık faaliyetleri için ileri üs olarak kullanan Korsikalı bir ailedir. Babası en büyük oğlu olan onun adanın yönetiminde rol oynaması için onu Malta Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya zorlar. Ancak Amadeo çocukluğundan beri ilgi duyduğu resmi, hukuk eğitimine tercih eder ve Malta’nın ünlü ressamlarından Giuseppe Hyzler’ın atölyesinde çalışmaya başlar. İlerideki yıllar resim eğitimine Paris’te Ecole des Beaux Arts’ta devam eder. Preziosi’nin Paris’te bulunduğu yıllar, Romantik sanatın zirvede olduğu dönemdi. Oryantalist resim de aslında Romantik resmin bir dalıydı. Avrupalı Romantikler için Doğu, doğal ve saf olana karşı duydukları özlemi giderebilecekleri bir sığınak olmuş ve yüceltilmiştir. Paris’teki salon sergilerinde çok sayıda Oryantalist tablonun sergilendiği bu ortamdan Preziosi’nin etkilenmemesi olanaksızdı. Malta’ya dönüşünde, babasının ressam olmasına hala karşı çıktığını gören Amadeo Preziosi, Doğu Akdeniz’de bir geziye çıkmıştır. 28 Eylül 1842’de Eurotas adlı gemiyle  İstanbul’a doğru yola çıkmıştır. Sanatçı, gemideyken tuttuğu güncede, “Şark benim için yeniden doğuş olacak ve mutlu olacağım inancındayım” demiştir. İstanbul’a vardığında bu gemi yolculuğuyla ilgili notlarını, “İşte benim tablolarım, manzaram, hepsi birer birer karşımdalar artık.” cümlesiyle bitirmiştir. Preziosi Eylül 1842 yılından vefat ettiği Eylül 1882 yılına kadar ömrünün üçte ikisini çok sevdiği İstanbul’da geçirmiştir. 26 yaşında idealist bir ressam olarak geldiği İstanbul’a 66 yaşında dünyaca tanınmış bir oryantalist ressam olarak veda etmiştir. Mezarı İstanbul’da Yeşilköy’de bulunmaktadır. Preziosi İstanbul’un gündelik yaşamını yansıtan suluboya tablolar yapmıştır ama tablolarının son yüzyıla kadar diğer oryantalist ressamlarınkiler kadar anımsanmamıştır ve kopyalanmamıştır. Preziosi, diğer Oryantalist ressamların aksine, şehir halkını, yaşantısını, gelenek ve göreneklerini gerçekten yakından tanımış, daha da önemlisi, sevip benimsemiştir. Amadeo Preziosi’nin 1867 Paris Uluslararası Sergisi’ndeki Osmanlı Pavyonu’nda tablolarını bir Türk Ressamı sıfatıyla sergilemesi de bunun kanıtıdır.  Adolphe Thalasso, L’Art Ottoman adlı kitabında 1870’lerin İstanbul’unda Türk resminin tek temsilcisinin Levanten suluboya ressamı Preziosi olduğunu söylemektedir.

Bir Cevap Yazın